-

Birinin yokluğuna alışmak, onu özlemeyi bıraktığın anlamına gelmiyor. Ölümünün ardından senin için bir anı yazısı yazmak istediğimde ilk aklımdan geçen cümle buydu. Üzerinden bir yıl geçmişti ama devamını getirememiştim. Yıllar içinde birkaç kez teşebbüs ettim ama boğazım düğümlenmeden başaramadım yazıyı bitirmeyi. Bu cümle notlarımda bekledi beni yıllarca. Kimi zaman karalamalarımı yaptığım defterde ya da blog…
-

Akıp gitmiş zaman. 2 buçuk yıl olmuş Fas’a gideli ve ben hala anılarımı derlemeyi bitirememişim. Tatsız anılardan bahsetmek zordur, malum ve Fas da benim için güzel bir seyahat olmadı diye yazmak istemedim sanırım. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda Fas’a haksızlık etmişim diyorum. Gezinin hatırımda kalan mayhoş tadının bu güzel ülke ile zerre alakası yok.
-
Tam bir hafta önce yani 8 Temmuz’da bu saatlerde indi uçağımız Buenos Aires Ezeiza hava limanına. Arjantinli bir arkadaşımla gelmiştik buraya. Planımız ilk haftayı birlikte geçirmekti ancak o ailesini görme konusunda o kadar heyecanlandı ki birlikte sadece 2 gün geçirebildik. Sonra o gitti ve başladı benim maceram. Tabi buralı biriyle geleceğim için hiç araştırma yapmamışım.…
-
Günler geçtikçe cesaretim artıyor ve cesaretim arttıkça daha maceraperest hissediyorum ki bu da her halükarda mutlu ediyor beni. Yalnızlık hissiyatımın tavan yapması yüzünden olabilir.










