Yoga kampı bittiği için hem hüzünlü hem de yola devam edeceğim için heyecanlıyım bugün. Çok keyifliydi son birkaç gün. Kapadokya’da olduğu gibi burada da zaman yavaş akıyor ve dinginleştiriyor dağı, taşı, suyu, ağacı, seni… Günler geçiyor ama her şey yerinde duruyor, sanırım ondan. Büyük şehirlerde bitmek bilmeyen bir değişim var ve sen de o akıntıya kaptırıyorsun kendini ister istemez. Böyle yerlerde ise değişim sadece senin içinde. Ben mesela burada yaşamak için aslında ne kadar az şeye ihtiyacım olduğunu fark ettim. İç huzura sahip insanların diğerlerinden ne kadar kolay ayırt edilebildiğini… Onları sürekli görüş alanında tutmak istediğimi… Tanımadığım insanlara dokunmayı pek sevmediğim halde bu insanların beni kendilerine çekip sarılma arzusu uyandırabildiklerini… Sürekli gülümsediğimi ve bunu gerçekten içten yaptığımı… Olduğumu sandığım kadar özgür ruhlu olmadığımı, aksine bir hayli çekingen ve temkinli olduğumu… Öte yandan buna o kadar da gerek olmadığını…
Yıllık iznim bitiyor bugün. Bundan sonra gündüzleri iş, akşamları geziye devam modunda olacağım. Sabahları da biraz yüzdüm mü tamamdır. Şimdi biraz fotoğraf paylaşayım.


















Yorum bırakın